Bilge Akademi – Blog

Yalın Üretim Teknikleri’nden biri hiç şüphesiz “Kaizen”dir.. Kaizen’in içeriğinde Problem Çözme Teknikleri oldukça önemli bir yer tutar. Bu yazıda “Bir problemin teşhisi ve tanımlanmasında, problemden etkilenmeyen kişilerin de fikrini almak, güçlü bir sondaj yapmak gerekir.” noktasına değineceğim. “Problem Çözme Patikaları” adlı kitabımda bu konulardan ayrıntılı olarak bahsetmiştim. Bu kitabı yazma nedenim, konuları anlaşılır bir dille ve örneklerle izah ederek “oku ve uygula” formuna sokmaktı. Maalesef bir sürü süslü ifade, soyut kavramlara gömülmüş kitaplar ya da eğitimler bu uygulamaları “mış” gibi yapmaya itebiliyor bazen.

 

Yıllar önce, metal sektöründeki bir fabrikada, bir kalıp sorunu yaşanmıştı ve sorunu gerek tasarım bölümü, gerek kalıphane, gerekse üretim bölümleri bir türlü çözememişti. Üretim müdürü herkesi çağırın dedi. Mavi yaka personelin büyük çoğunluğunu bir salona topladı. Tabi bu personelin içinde üretimle, tasarımla ilgili olmayan kişiler de vardı. Önce ilgili mühendislerin birinden sorunu anlatmasını istedi. Mühendis anlattı ve sorunun ikinci fazda düğümlendiğine dikkat çekti. Arkasından bir ustayı çağırdı ve ondan da sorunu anlatmasını istedi. Usta da sorunun ikinci fazda düğümlendiğine vurgu yaptı. Üretim müdürü sonrasında onları dinleyen personele “Bu sorunun çözümü hakkında bir fikriniz var mı?” diye sordu. İçlerinden biri “Müdürüm, ben bunlardan pek anlamam ama o ikinci faz neyse hep sıkıntıyı o çıkarıyor, onu yapmayıverin madem.” dedi. Üretim müdürü bu öneriyi ciddiye alarak “Doğru” dedi. Sonra teknik ekibe döndü ve “Arkadaşlar ikinci faz iptal” dedi. Tabi teknik ekip bu talimatı hiç hoş karşılamadı. “Müdürüm, olur mu öyle şey?, O ne bilecek, o süpürgeci.” dediler. Dedikleri gibi bu öneriyi getiren günümüzde “Meydancı” diye tabir edilen bir temizlik işçisiydi. Ancak üretim müdürü kararlıydı. Konu Kalıphane müdürüne anlatılınca, kalıphane müdürü üretim müdürüne ateş püskürdü, “Delirmiş mi bu adam, bana kalıbı bozduracak sonra bunu kim telafi edecek?” diyerek tepki gösterdi. İki müdür konuyu bir hayli tartıştılar ve sonunda üretim müdürü “İkinci fazı kaldırarak kalıbı üretin. Tüm sorumluluk bana ait, eğer sonuç alamazsak bütün zararı ben telafi edeceğim.” dedi. Tabi kalıbı önce ikinci faz olmadan tasarlamak gerekiyordu. Uzun uğraşlar sonunda bu tasarım yapılabildi. Kalıp bu tasarıma göre üretildi. Sonuçta, sorun kalıcı olarak çözüldü. Süpürgeciye ne mi oldu? Küçük bir ödüllendirme ile gönlü alındı ama asıl ödül tüm çalışanların ona yeni taktığı isimdi. Artık fabrikada herkes onu “Filozof” diye çağırmaya başlamıştı. Filozof aşağı, Filozof yukarı.

 

Üretim müdürü bir süpürgecinin önerisini neden bu kadar önemsemişti ve sonucun başarılı olacağından nasıl bu kadar emindi? Bu öneri işin teknik detayını hiç bilmeyen ve tamamen düz mantıkla düşünen birinden gelmişti. “Sorunu çözemiyorsan, sorun çıkaran kısmı ortadan kaldır.” Bu kadar basit, yani bu kadar yalın. Sağlıcakla kalın.

 

 

 

 

 

 

Murat DOLGUN